ABD ve Çin heyetleri, Trump ve Şi Jinping’in liderlik edeceği zirve öncesinde Güney Kore’nin Seul kentinde ticaret müzakerelerine başladı. Hazine Bakanı Scott Bessent ve Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng’in başkanlık ettiği bu görüşmeler, Mart ayında yapılması planlanan ancak Irak’taki askeri durum sebebiyle ertelenen büyük zirve öncesi son hazırlıkların tamamlanması amacıyla gerçekleştiriliyor. Seul’deki toplantılar, yaklaşık on yıl sonra bir ABD başkanının Pekin’i ziyaret etmesinin beklenmesi nedeniyle tarihi bir fırsat sunuyor.
Bloomberg’ün haberine göre, bu görüşmelerde ticari rekabet yerine, küresel güvenlik ve enerji krizleri ön planda yer alıyor. ABD, İran petrolüne bağımlı olan Çin’e Hürmüz Boğazı’nın güvenli geçişi için Tahran üzerinde daha fazla baskı yapması konusunda çağrılarda bulunuyor. Ancak Çin, Amerika’nın bölgedeki askeri operasyonlarına katılma tekliflerine henüz yanıt vermemiş durumda.
İki ülke, ticari anlaşmazlıkları yönetmek için Paris’teki görüşmelerde gündeme getirilen kalıcı bir mekanizma olan “Ticaret Kurulu” üzerinde çalışıyor. ABD’nin İran’ın ham petrolünü işleyen Çinli rafinerilere uyguladığı yaptırımlar, Çin heyetinin masada en çok itiraz ettiği konulardan biri haline geldi.
ABD ile Çin arasındaki ekonomik ve ticaret müzakereleri, Trump’ın ikinci dönemi sırasında önemli bir gerilim alanı haline gelmişti. Washington’un uyguladığı tarifelerin artışı ve teknoloji alanındaki kısıtlamalar, Çin’in ise nadir toprak elementleri üzerindeki kontrolü artırma çabalarıyla birleşince, iki ülke arasında karmaşık bir anlaşmazlık yumağı ortaya çıkmıştı.
Geçtiğimiz yıl, her biri farklı ülkelerde gerçekleştirilen müzakerelerde taraflar, karşılıklı tarifeleri 90 gün süreyle askıya alma konusunda anlaştı. Bu çerçevede, beşinci tur müzakerelerin sonunda ekonomik anlaşmazlıkların çözümüne dair geçici bir mutabakat sağlandığı açıklandı.
ABD ve Çin’in ticaret ilişkileri, dünya ekonomisinin geleceği için kritik bir öneme sahip. İki ülkenin bu görüşmelerde alacağı kararlar, sadece kendi ülkelerini değil, global ticaret dinamiklerini de etkileyecek.